Bu yazımızda, NFT’nin bir esere nasıl değer katabileceğine hızlıca bakalım:

NFT dünyasında son durum ne?

NFT dünyası 2021 yılı içinde büyük bir patlama yaşadı. Çıkan onlarca dijital eser, binlerce koleksiyon, ödenen çılgınca rakamlar… Sonrasında ise 2022 yılı içinde ciddi bir yavaşlama görüldü. NFT üzerine odaklanmış pazar yerlerine baktığınızda hacimlerin değişimi çok ciddi:

nft_pazar_yerleri
Kaynak: TheBlock CryptoArt, CryptoSlam

Tabii bu tabloda iki noktaya dikkat çekmekte fayda var. Bunlardan birincisi pazarın lideri OpenSea‘nin, 2022 yılının Ocak ayında aldığı 300 milyon ABD Doları (toplam 13.3 milyar ABD Doları değerleme üzerinden) finansman. İnsan düşünmeden edemiyor; 2021 yılı içinde finansman turu öncesi görülen yüksek hacimlerin finansman sonrası düşmesi OpenSea adına doğru zamanlamayı mı, yoksa ‘birilerinin’ hacim artırmak için ‘wash trading’ denen afaki al-sat işlemleri yaptığını mı gösteriyor?

Bir diğer önemli nokta ise OpenSea’nin hemen ardından gelen LooksRare ekbinin yakaladığı müthiş hacim. Burada biraz daha rahatlıkla temel sebebin hacim büyütmek olduğunu söyleyebiliriz. Zira LooksRare yönetim tokenlerini işlem hacmine bağlı olarak dağıttı. Zaten sonrasında bu teşviklerin değerinin (biraz da piyasa düşüşüne bağlı olarak) azalması ile birlikte LooksRare hacimlerinin de tekrar doğal seviyelerine geldiğini gördük.

Yavaşlamanın etkilerinin son örneğini OpenSea’nin geçtiğimiz hafta içinde mevcut işgücünün %20’sini işten çıkartması ile hissettik.

NFT’ler dijital resimler ya da profil fotoğrafı olarak kullanılan koleksiyonların çok daha ötesinde. Şimdiden noterlik benzeri fiziki dünyadaki sahipliğin dijital dünyaya aktarımı gibi konular konuşuluyor olsa da, gelecekte şu anda kestiremediğimiz daha pek çok kullanım alanının olacağı da kesin gibi.

Bu yazımızda, konuya yabancı olanlara, en basit anlatımıyla, bir örnek üzerinden NFT’nin bir sanat eserine nasıl değer katabileceğini bulmaya çalışacağız. Bunun için öncelikle klasik anlamda bir eserin değeri nedir sorusuna cevap arayalım:

Bir sanat eserinin değeri nereden gelir?

Bir sanat eserinin değerini kabaca ikiye ayırmak mümkün (burada tamamen subjektif bir değerlendirme yaptığımı belirtmeliyim). Birincisi içsel değer, ikincisi ise spekülatif değer. İçsel değer dediğimiz, sanat eserinin kaba anlamıyla inşaat maliyeti. Bir resim ise kullanılan boya ve kanvas ücreti, üreten sanatçının eser üzerinde çalıştığı süre gibi.

Spekülatif değer ise, eserin pazar değerini belirleyen ekstra tüm değerlerin toplamı olarak adlandırılabilir. Bunların bir kısmı sanatçının ünü, diğer ürünlerinin satış fiyatı, sanatçının daha ne kadar eser üretebileceği (sınırlılık), eserin daha önce hangi koleksiyonlara ait olduğu gibi esere özgü özellikler. Bir diğeri ise pazarın durumu. Örneğin son bir kaç yıldır yaşadığımız gibi piyasada para bolluğu olması, mevcut yatırım araçlarından istenen getirilerin alınamaması nedeniyle sanat eserlerinin alternatif yatırım aracı olarak görülmesinin getirdiği fiyat şişkinliği bunlardan birkaçı.

NFT nasıl bir değer katabilir?

NFT’lerin yukarıda bahsettiğimiz spekülatif değerin her bir parçasına artı etki yaptığını söylemek mümkün.

finger
Image by Gerd Altmann from Pixabay

Öncelikle, maliyet konusunda ciddi bir avantaj getiriyor NFT’ler. Örneğin bir sanat eserinin orijinal olduğunu anlamak hayli zahmetli ve pahalı bir iş. Özellikle fiziki eserlerde müzeler ya da koleksiyonerler konunun uzmanı eksperlere başvurmak zorunda kalıyorlar. Halbuki NFT’de bilmeniz gereken tek konu sanatçının adresi. Sonrasında blokzincir size eserin gerçekten sanatçı tarafından mı çıkarıldığını saniyeler içinde söyleyebilir.

Bir başka artı, transfer maliyetleri konusunda. Fiziki eserlerin bulunduğu ortamdan başka bir ortama taşınmaları, hele ülke ve okyanus ötesine götürülmeleri ciddi bir maliyet. NFT’lerin de içinde olduğu dijital eserlerin ise böyle bir sorunu yok. Bu işin maliyet kısmı. Bu kolay erişim ve transfer, aynı zamanda eserlerin global bir alıcı kitlesine ulaşmasını da sağlıyor.

NFT’lerin hızlı ve güvenli bir şekilde global bazda el değiştirebiliyor olmasının, bu ürünlerin ticaret hacmini ciddi şekilde artırdığını da söyleyebiliriz. İşlem hacmi artan ürünlerin daha likit olmasının getirdiği pek çok artılar da var. Şimdiden yavaş yavaş örneklerini görmeye başladığımız, NFT’lerin bir varlık olarak kabul edilip kredi alırken teminat olarak kullanılmasının büyük bir potansiyel arz ettiğini söyleyebiliriz.

Öte yandan, eserin orijinalliği dışında ona değer katan bir başka unsur ise, hangi koleksiyonlarda bulunduğu. Eğer ürün geçmişte ünlü bir koleksiyoner tarafından satın alınmış ise bu onun değerine olumlu bir etki yapıyor. NFT’lerin daha önce kimler tarafından ne zaman hangi fiyata satın alındığını ve satıldığını saniyeler içinde görmek mümkün.

Üreticiler yani sanatçılar için asıl önemli konulardan biri de NFT’lerin programlanabilir kod parçaları olması. Neye yarıyor bu? Sanatçının, eserin sadece ilk satışından değil, daha sonraki satışlarından da pay alabilmesine. Bunun için sanatçının ortaya çıkardığı eser için NFT oluştururken, sonraki satış haklarından x% payın kendisine gönderileceğini belirtmesi yeterli. Sonrasında takibe bile gerek yok. Eser el değiştirdiği anda satılan rakamın önceden belirlenen oranı sanatçının adresine otomatik olarak yatabilir.

Yerimiz kısıtlı olduğu için fazla giremesek de, NFT’lerin sanatçı ile hayran kitlesi arasındaki iletişimi artırması bunun da hem sanatçıya hem hayran kitlesine ekonomik artılar getirmesi mümkün. Örneğin müzik alanında gruplar hayran kitlesini NFT’ler sayesinde farklı farklı parçalara bölerek en sıkı hayran kitlesine özel gösteriler düzenleyebilir. NFT’lerin satılabilir olması bunları elinde tutanların daha sonrasında başkalarına karlı bir şekilde devretmesine olanak tanıyor.

Sonuç

Henüz emekleme aşamasında olan, bu nedenle spekülatif iniş ve çıkışlara maruz kalan, zamanla standartların daha da oturacağı NFT piyasası, önümüzdeki yıllarda kendisini ciddi bir varlık sınıfı olarak kabul ettirecek özelliklere sahip. Bu yol şu an oldukça taşlı, bakalım asfalt yola ne zaman çıkacağız?


Not 1: Bu yazı ilk olarak 18 Temmuz 2022’de BTCHaber.com‘da yayınlandı

Not 2: Tüm yazılara Yazılar sekmesinden ulaşabilirsiniz

Genel not: Bu ve diğer yazılarımızın hiçbiri yatırım tavsiyesi değildir. Özellikle DeFi yani merkeziyetsiz finans sektörünün denetime tabi olmamasından dolayı klasik piyasalara göre çok daha riskli olabileceğini göz önünde bulundurun.